| |
Hakkımızda
Bismillâh…
İHYA-DER’in oluşma ve gelişme hikâyesini kısaca şöyle anlatabilirim
sizlere.
Elest bezminde Rabbimize verdiğimiz söz ile başladık,
Dünya’ya geldiğimiz gün ile arayış devam etti,
Şu an İHYA-DER’de hizmetler bizler ile devam etmekte, oluşmakta ve
gelişmekte,
Ve inşallah kıyamet sabahına kadar da nesilden nesile, gönülden
gönüle yetiştirdiğimiz ve yetiştireceğimiz “muhabbet fedaileri ve
fetih işçileri” ile devam edecektir.
30 Eylül 2001 tarihinde bir yolculuğa çıktık. Doğrusu uzun bir
yolculuktu bu! Bu uzun yolculukta çok şeylerle karşılaştık,
gerçekten yol çok uzundu azık azdı, vakit dardı. Bir şeyler yapmak
lazımdı.
Bu yolculuk esnasında bazen üzüldük, bazen kırıldık, bazen ağladık,
bazen güldük. Ama tüm bu olanlara rağmen bizler sevdiğimiz bu yolu
asla terk etmedik. Hedefe varmak için çıktığımız bu yola (hizmet
kulvarına) ve yoldakilere (bu kulvarda yarışanlara) asla ihanet
etmedik.
Hep bir umut ve ümit içinde bekledik, azim ve gayret ile çalıştık.
Sabrettik, sabır ağacımızı gün geldi gözyaşlarımızla suladık.
Gözümüz gibi baktık ve büyüttük! Sabır ağacı 2005 yılının baharında
bir çiçeğin tomurcuk açması gibi ilk tomurcuğunu açmaya başladı. Bu
tomurcuğun adı İHYA-DER oldu.
Rabbimizden temennimiz o ki, bir tomurcuk aşamasında olan İHYA-DER’i,
meyve veren, yaza, kışa, doluya ve tipiye dayanabilen köklü bir
hizmet ağacı haline getirmesidir.
İHYA-DER Kurulduğu günden bu zamana kadar birçok projeye imza atmış
“Sev, Sevil, Sevdir” hareket ederek birçok insanın gönlüne sevgi
tohumu ekmiş, yine sevgi merkezli olarak birçok seminer, konferans
ve halka açık salon programları tertip etmiş, bu hizmet kulvarında
yarışan diğer kardeş STK’lar ile ortak birçok projeler yürütmüş,
yurt içi ve yurt dışında birçok ilim ve fikir adamlarını ziyaret
ederek yenidünyalar keşfetmiş, keşfettiği bu güzel dünyalardan
habersiz olan ve haberin yanlış ulaştığı kimseler (halk) ile bu
dünyaların tanışmasına vesile olacak toplantılar ve programlar
düzenlemiştir.
İnandım diyen bir kimsenin dil, ırk, mezhep ve meşrebine bakmadan
ihtiyaç sahibi mağdur olan herkesin yardımına koşmayı kendisine
vazife edinmiştir.
Ve bundan sonra da umumiyetle her sahada, hususiyetle ilim-araştırma
hususunda ümmetin birliği ve selâmeti için önünü açacak projeler
üretip hayata geçirmek ve icraata dökülecek olan bu projeler için
kimseyle cedelleşmeden (çünkü buna vakit yok), kardeşâne bu hizmet
kulvarında yerini alıp, neticede büyük bir mükâfatın verileceği o
günde bu hizmet yarışında öncü olmaktır.
Peki Sırada Neler Var?
Ümmetin “gönül birliğini” sağlayacak yakın vade de, orta vade de,
uzak vade de hedeflerimiz var. Şunu çok iyi biliyoruz ki “işimiz
zamanımızdan çok!..” Öyleyse sabreyle ve seyreyle!..
|
|